Like mı? Kalp mi?

İçeriği 1:35 sürede okuyabilirsininiz. Toplam okunma sayısı 886

9.01.2019 13:30:15

Yemek yemeyen bir çocuk, neden yemiyorsun diye azarlanıyor. Hiç sorulmuyor neler hissettiği. Oysaki çocuk, o gün fen bilgisi dersinde bitkilerin de canlı olduğunu öğrenmiş. Yemeklerde kullandığımız bitkilerin aslında bir canlı olduğunu biliyor ve o canlılara zarar vermemek için yemiyor. Size saçma gelebilir ama ona göre son derece mantıklı bir neden.


Elinde püsküllü kalemi ile derse gelen bir akademisyene öğrencileri alaycı gözlerle bakıyor. Koskoca adam olmuş ama kullandığı kaleme bak dercesine bir ifade beliriyor yüzlerinde. Hiç biri bilmiyor ki o akademisyen, hastalığı yüzünden hiçbir zaman üniversite okutamayacağı çocuğunun kalemini kullanıyor.

Ünlü bir doktorun kolundaki bayan saatine herkes gülüp geçiyor. O saatin neden kolunda olduğunu hiç biri düşünmüyor. Belki bazıları onu marjinal olmakla bile itham ediyor. Doktor, aslında küçük yaşta kaybettiği kızıyla geçiremediği vakti, onun saati ile geçiriyor. 

İstanbul’un meşhur köprüsü: Galata. Üstünden geçmeyenimiz yoktur ya da bir dizi veya film sahnesinde mutlaka görmüşüzdür. Birçok kişi orada balık tutuyor. Hemen köprünün dibinde balığın ucuz fiyata satıldığı bir ortamda hem de. Hiç kimse neden burada balık tutuyorlar diye düşünmüyor. Kimsenin hakkını yemeyelim düşünenler de var, verdikleri cevap da şu: Adamlar zevk alıyor bu işten. Peki, hepsi zevk için mi orada gerçekten? Tabii ki hayır. Bir kilo balık alacak parası olmayan birçok insanın, oradan gelecek olan yemeği bekleyen çocukları var.

Avm çıkışında ya da şehir meydanlarında üstü başı pis çocuklar görüyoruz. Kimi peçete satıyor, kimi dileniyor. Koşar adımlarla uzaklaşıyoruz yanlarından. Göz göze bile gelmemeye çalışarak başka şeylerle meşgul oluyoruz. Meşgul oluyoruz ki hemen o çıksın aklımızdan. Vicdanımızın sesi yüksek çıkarsa onu nasıl sustururuz sonra?

Birçoğumuz hemen hemen her yerde gördüğümüz insanları aslında görmüyoruz. Çok mu acımasızız? Unuttuk mu değerlerimizi? Sevgi, hoşgörü, anlayış, kabullenme çok mu dijitalleşti? Gerçek hayatta karşılaştığımız hikâyeleri sosyal medyada görsek bizi etkiler miydi? Galiba etkilerdi, hemen altına bir üzgün surat ya da kızgın ifadeler bırakırdık. Ardından yüzlerce kişi yorumlarını sıralardı. Herkes bir tatmin yaşar ve üzerine düşeni yaptığını düşünürdü. Klavye başında tepkilerimizi bu kadar kolay veriyorken duygularımızı kayıp mı ediyoruz?

Barış G.G.
Eğitimci

Bu içeriği arkadaşlarınızla paylaşmak ister misiniz?

All Photos from Unsplash


Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?
Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?

Ebeveynler ve öğretmenler olarak, çocukların üzerinde kurulan sarsılmaz baskı ve sindirmenin farkında mıyız?

Devamı...

Akran Zorbalığının Anatomisi 2
Akran Zorbalığının Anatomisi 2

Çocukları saldırganlığa ve arkadaşlarına şiddet uygulamaya iten birçok sebep olabilir.

Devamı...

Akran Zorbalığının Anatomisi
Akran Zorbalığının Anatomisi

İki bebek düşünün... İkisi de normal şartlar altında doğmuş ve sağlıklı bebekler. İkisinin de bir ailesi var.

Devamı...

Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı
Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı

Milli Mücadele Anadolu'sunda Birinci Dünya Savaşı, göç ettirmeler vesaire gibi sebeplerin de ayrıca etkileriyle tamirci, sobacı gibi en basit el işçilerinin bile tedariki bir meseleydi..

Devamı...