Anda Kalın

Toplam okunma sayısı 1142

20.07.2018 11:25:08

HER ŞEY “AN”DA GİZLİ

Biz anne babalar anda kalmayı başarabilirsek inanın hayat çok daha keyifli hale gelecek. Dijital hayatın içinde kaybolmamak aslında mümkün. Her şey bu kadar sistematik olmak zorunda mı? Değil. Anne olmaya karar veriyoruz önce. Sonra bir sürü testler, folik asitler, vitaminler derken sayaç geri sayıma başlıyor. Hemen telefonumuza bir program indiriyoruz, gün be gün neler olacak takipte kalıyoruz. Sonra bununla da yetinmiyor hemen çocuğun odasını hazırlamaya, partiler organize etmeye başlıyoruz henüz o gelişimini tamamlamamışken. Dahası, anbean ekrandayız, o minik kalbi her an gözlüyoruz. Acaba anda mıyız? Tüm bu hazırlıklar içinde acaba anneliğin verdiği maneviyatı ne kadar yaşıyoruz? Algımızı yöneten bir sürü uyaran ile anne olmaya odaklanmaya çalışan -çok çalışan- yorgun anneler haline dönüşmüyor muyuz sizce de? Sonra bir gün seçiyoruz –bu bebeğimizin dünyaya geleceği gün- ve o günü bir organizasyon gibi dakika dakika planlıyoruz. Akabinde, her an bir aksilik mi olacak diye düşünüyoruz. Sizce anda mıyız? Durun ben söyleyeyim; hayır! Bir kelebek henüz kozasını örmeden belki de kozasından çıkarılıyor. Çok süslü, çok uyaranlı bir hayata merhaba diyor ve ezberlerimiz bozuluyor bir anda, bebeğimizi programlayamıyoruz hayat gibi. Pek çok bilgi, pek çok ses, pek çok soru…

Kameralarla izliyoruz onu odasında uyurken. Ana kucağı alıyoruz en pahalısından. Cildi için de en hassas kremleri seçiyoruz pek tabii. Marka değeri en yüksek kıyafetler ile dolabını taşana kadar dolduruyoruz. Oysaki o sadece anne kokusu istiyor, sadece sizinle göz göze olmak istiyor. Hayatta her şey silinebiliyor, değişebiliyor, unutulabiliyor ama farkında olmadan geçen zaman ve en unutulmaz anlar asla geri gelmiyor. Daha sonra her şeye onun adına karar vermek ve onu gelişim özelliklerine göre beslemek için sürekli araştırıyor, onu da dijital döngümüze alıyoruz. Biraz daha fazla yesin diye yemeğini onu hipnoz eden ekranın karşısında yediriyoruz. Hiç tadını almadan yine skor odaklı olarak bir kâse yoğurt yedi diye seviniyoruz. Gerçekten bunların dışında kalabilir miyiz? Elbette bu mümkün ama çok çabalamak gerekiyor. Bütün seslere kulak tıkamak ve kıyaslamamak gerekiyor. Her bebek kendi dünyasını keşfedecek ve biz sadece sevgiyle, güvenle, heyecanla ona bu keşif yolculuğunda eşlik edecek, güzel anlar yaratacağız. Bu konuda en çok oyunun gücünü kullanacağız. Çünkü onlar için en önemli ihtiyaç oyun ve onun oyun kahramanı sensin, bunu keşfet!

Nilay Ç.

 

Bu içeriği arkadaşlarınızla paylaşmak ister misiniz?

All Photos from Unsplash


Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?
Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?

Ebeveynler ve öğretmenler olarak, çocukların üzerinde kurulan sarsılmaz baskı ve sindirmenin farkında mıyız?

Devamı...

Akran Zorbalığının Anatomisi 2
Akran Zorbalığının Anatomisi 2

Çocukları saldırganlığa ve arkadaşlarına şiddet uygulamaya iten birçok sebep olabilir.

Devamı...

Akran Zorbalığının Anatomisi
Akran Zorbalığının Anatomisi

İki bebek düşünün... İkisi de normal şartlar altında doğmuş ve sağlıklı bebekler. İkisinin de bir ailesi var.

Devamı...

Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı
Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı

Milli Mücadele Anadolu'sunda Birinci Dünya Savaşı, göç ettirmeler vesaire gibi sebeplerin de ayrıca etkileriyle tamirci, sobacı gibi en basit el işçilerinin bile tedariki bir meseleydi..

Devamı...