Tut Elimden Öğretmenim

İçeriği 1:50 sürede okuyabilirsininiz. Toplam okunma sayısı 725

22.11.2018 22:26:52

Bazı dostlarınızla aranızda çok basit ama güçlü bağlar vardır. İşte o dostlarımdan biriyle, şöyle bir maziyi yâd edelim dedik. Telefonda yazışırken nostaljik bir sürpriz yapıp iki kare bisküvinin arasında lokum fotoğrafı yolladım ona. Sosyal medyada yiyecek, içecek paylaşmak pek âdetim değildir ama bu bizim çocukluğumuzdan kalan bir lezzetti ve ben de o günleri anma adına paylaşmıştım. Bir karşılık yazmadı önce, beş on dakika sonra bana şu alttaki yazıyı attı. Noktasına virgülüne dahi dokunmadan paylaşıyorum sizinle.
“Ortaokul yıllarıydı, matematik kötü tabi o yıllar bende. Hoş hiç mükemmel olmadı ama o zaman resmen küme düşmemeye oynuyorum matematikte. Neyse kardeşim bu matematik hocası bizim mahallede oturuyor, maaşı babamın çalıştığı bankadan alıyor,başka banka yok zaten 5 bin nüfuslu ilçede. Buraya kadar her şey sıradan biliyorum. Bir de Volkan var. Babası rahmetli Ömer Amca, banka müdürü. Volkan’ı tanıyorsun zaten. Biz Volkanla beraber takılıyoruz, tabi onun sonuçlar bana göre daha iyi geliyordu. Benimki hep 30 -35, en iyi notum 50 oldu orta 2 de. Şimdi, kardeşim sadede gel ne alaka lokum- bisküvi dediğini duyar gibiyim. Bak kardeşim işin trajik tarafını söylüyorum. Matematikten yazılı sonuçlarına göre 45’ten yani 2’den aşağı not alanlar bir sonraki hafta derse gelirken lokum ve bisküvi getirirdi. Kim yiyecek onları? Tabii ki iyi alanlar. Onlar bir tur alırdı lokum bisküviden eğer kalırsa bize de verirlerdi. Tabii genelde kalmazdı bize. Ya işte iki gözüm, matematik ve  lokum -bisküvi bende kötü hatıralar bıraktı. 
Ha bu arada 1.yazılın kötü değil mi,2. yazılı için sana soruyor: 2.yazılıdan kaç alacaksın?diye. 45 diyebilirdim en az. Yaz, 50 alacaksın dedi bir keresinde zor bela aldım ama sırf o derse çalıştım. Sonra eğer lokum bisküvi muhabbeti yoksa zayıf alanlar tahtaya dizilirdik, avucumuzu açar hocanın atacağı sıra sopasında sıramızı beklerdik. Benim için o yıllar çok zordu kardeşim, yıllarca epilepsi tedavisi gördüm. Kullandığım ilaçlar resmen gelişimimi geciktirdi ya da zihinsel olarak ben öyle hissettim çünkü bir kerede anlayamıyordum, dikkatimi veremiyordum. Anlayacağın kardeşim güzel değildi ilkokuldan sonraki 3 yıl”
Bu hikâye içime dokundu yutkundum ve düşündüm öğretmenlik bu muydu? Öğretmenlik, öğrencilerine neyi yapamayacaklarını ezberletmek miydi? Öğretmenlik, başarısız olduğu bir konuda öğrencisine ceza verip onun başarılı olmasını beklemek miydi? Hayır, tabii ki. İşte o matematikten küme düşmemeye çalışan bu adam kimseye küsmedi. Bu bana yapılmaz demedi. Ve kenara çekilmedi. Önce Gazi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü’nü kazandı. Ardından da dikey geçiş sınavıyla Elektrik-Elektronik Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Adeta o matematik öğretmenine nispet yaparcasına başardı bunları. Şimdi Türkiye’nin en büyük proje meslek liselerinden birinde öğretmenlik yapıyor. Geçenlerde anlattı, Diyarbakır’dan bu okula yatılı gelen bir öğrencisi, günlerdir uğraş verip hazırladığı uygulama devresi çalışmadığı için okulu bırakma kararı almış. Dostum onunla bir dizi görüşme yapmış, hem okulda hem de okul dışında. Sonra akşamları telefonla aramış ve “Yarın okula gelip devreyi yeniden yapmaya başlayacaksın, sen gelmezsen ben gelir seni bulurum.” demiş. Öğrencisi şu anda uygulama devresini tamamlamış. Memleketi  aramış, 3 yıl daha beni beklemeyin diye de söylemiş annesine.  
Öğretmenlik dediğimiz şey insan kazanma sanatıdır. Kimi zaman bir çöplükte gül açtırmak kimi zaman da bir çölde ot filizlendirmek gibidir. Öğrencinin ne yaptığından çok neler yapabileceğiyle ilgilenmek, kimsenin bakmadığı açıyla bakabilmek, kimsenin beklemediği anda beklenmeyen tepkiyi verebilmektir öğretmenlik. Avrupa Komisyonu’nun ‘Avrupa’da Eğitimi Erken Terk Durumu’ raporuna göre 2018’de Türkiye, okulu terk etme oranında Avrupa 1’incisi oldu. Rapora göre Türkiye’de kız öğrencilerin yüzde 40’ı, erkek öğrencilerin ise yüzde 35’i lise ya da üniversite aşamasına geçemeden okulu bırakıyor. Haydi tut elinden öğretmenim, tut ki gidemesin okuldan uzaklara, tut ki ülkenin her yeri yeşersin yeni umutlarla.Bu ülkenin binlerce kilometrelik alanına yayılmış ve her gün yeniden güller açtıran binlerce öğretmenine selam olsun. Bu mesleği aşkla yapan tüm öğretmenlerimizin “Öğretmenler Günü” kutlu olsun.

Tuncay T.
Eğitimci

Bu içeriği arkadaşlarınızla paylaşmak ister misiniz?

All Photos from Unsplash


Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?
Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?

Ebeveynler ve öğretmenler olarak, çocukların üzerinde kurulan sarsılmaz baskı ve sindirmenin farkında mıyız?

Devamı...

Akran Zorbalığının Anatomisi 2
Akran Zorbalığının Anatomisi 2

Çocukları saldırganlığa ve arkadaşlarına şiddet uygulamaya iten birçok sebep olabilir.

Devamı...

Akran Zorbalığının Anatomisi
Akran Zorbalığının Anatomisi

İki bebek düşünün... İkisi de normal şartlar altında doğmuş ve sağlıklı bebekler. İkisinin de bir ailesi var.

Devamı...

Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı
Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı

Milli Mücadele Anadolu'sunda Birinci Dünya Savaşı, göç ettirmeler vesaire gibi sebeplerin de ayrıca etkileriyle tamirci, sobacı gibi en basit el işçilerinin bile tedariki bir meseleydi..

Devamı...