Akran Zorbalığının Anatomisi 2

Toplam okunma sayısı 737

11.12.2019 20:53:55

Çocukları saldırganlığa ve arkadaşlarına şiddet uygulamaya iten birçok sebep olabilir. Kimi zaman istekleri karşılanmadığında kimi zaman da bir başkasını alt etmek için çocuklar şiddete başvurabilir.


Ancak tüm bunların yanında esas unsurlardan biri de çocuğun kendini var etme çabasıdır. Size çok enteresan bir örnekle, bunu açıklamaya çalışayım. Bir çocuk kiloları nedeniyle iki yıl akran zorbalığına maruz kalıyor. Kendine olan güvenini ve hayat enerjisini kaybediyor. Daha sonra ailesinin isteğiyle sınıfı değiştiriliyor. Yeni sınıfında onunla dalga geçen arkadaşları yok. Yavaş yavaş kendine geliyor ve olumlu arkadaşlık ilişkileri kurmaya başlıyor. Bu sınıftaki arkadaşlarını gözlemliyor ve gözlükleri nedeniyle akran zorbalığına maruz kalan bir başka çocuğu farkediyor. Bilin bakalım bu durum karşısında ne yapıyor? Bu çocukla dalga geçenlerin başında yer alıp her gün onu ağlatıyor. Bu tabiiki sadece bir örnek ve süreç hep böyle yaşanmayabiliyor. Ancak özellikle ön ergenlik çağında baskıya uğrayan çocuklar genellikle bu baskıdan kurtulmak için bir başkasına yönelebiliyor. Dikkati onun üzerine çekip kendisini kurtarmaya çalışıyor. Ortalamanın sonu kitabında yazar Tedd Rose ise bu duruma farklı bakış açısı getirecek bir örnek sunuyor. Gelin bu eşsiz kitaptan bir alıntıyla devam edelim. Wediko’daki iki erkek çocuk standart saldırganlık anketleri kullanılarak değerlendirildiğinde neredeyse aynı seviyede saldırganlık sergilemişti. Bu anket özcü düşünmeye göre yorumlandığında gelecek öngörülerinin benzer olduğu ve benzer türden müdahaleye gereksinim olduğunu farz etmenize neden oluyordu. Ancak Shoda’nın verileri örtülü bir ayrımı ortaya çıkardı. Bu ayrım çocukları anlamamızda büyük bir fark yaratır. Çocukların biri akranlarının yanında  saldırgan yetişkinlerin yanında uysaldı. Diğeri ise yetişkinlerin yanında saldırgan akranlarının yanında uysaldı. Çocukların saldırganlığı belirgin biçimde farklıydı ama özelliğe dayalı bir skor kullanıldığında bu önemli farklar kayboluyordu. Saldırganlık çocukların kişiliğinin özü değildi. Her ikisininde saldırgan ve uysal olduğu durumlar vardı. Bağlamları göz ardı etmenin ve her iki çocuğa da aynı saldırganlık etiketini yapıştırmanın gerçek bir maliyeti vardı. Shoda’nın incelemesini ilk okuduğumda okulun bana saldırgan çocuk damgası vurmasını hatırladım. Büyükannem bunu duyduğunda reddetmiş, annemle babama “ Benim evimde her zaman öylesine tatlı ki” demişti. Onun yanında gerçekten öyleydim. Saldırganlığımı çok özel bağlamalar tetikliyordu; örneğin kabadayılıkla karşılaştığımda saldırganlaşıyordum. Tükürük topları fırlattığım için başımı derde soktuğum sınıfta beni itip kakmaktan hoşlanan benden daha iri üç çocuk vardı. Sınıfın dışında onlara uzak durmaya çalışıyordum ama sınıfta onların yanında genellikle sınıfın palyaçosu gibi davranıyordum, çünkü onları güldürmeyi başarırsam bana ilişmeyeceklerini düşünüyordum. 


Benim hakkımda endişelendiklerine içtenlikle inandığım okul yöneticileri, davranışımın bağlamını anlamayı denemiş olsalardı belki de beni saldırgan olarak etiketlemek ve problem çocuk kategorisine sokmak yerine gerçekten yardımcı olabilirlerdi. 
Bu tespitlerden çıkacak sonuç şu: Çocukları saldırgan, şiddete meyilli, zorba diye etiketlemek işin kolay kısmıdır. Aslolan, davranışlarının altında yatan gerçek sebebi görebilmektir. Bu sebepleri tespit edip, onlara doğru açıdan yaklaşmak gerekir. Bir düşünür şöyle der: İnsan yüz kapılı bir saraya benzer, doksan dokuz kapısı kapalıysa biri mutlaka açıktır. Önemli olan o doğru kapıyı bulabilmektir. 

Tuncay T. 
Eğitimci

Bu içeriği arkadaşlarınızla paylaşmak ister misiniz?

All Photos from Unsplash


Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?
Gerçekten Koşulsuz Mu Seviyoruz?

Ebeveynler ve öğretmenler olarak, çocukların üzerinde kurulan sarsılmaz baskı ve sindirmenin farkında mıyız?

Devamı...

Akran Zorbalığının Anatomisi
Akran Zorbalığının Anatomisi

İki bebek düşünün... İkisi de normal şartlar altında doğmuş ve sağlıklı bebekler. İkisinin de bir ailesi var.

Devamı...

Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı
Bu Vatan Kimin? Bir 29 Ekim Yazısı

Milli Mücadele Anadolu'sunda Birinci Dünya Savaşı, göç ettirmeler vesaire gibi sebeplerin de ayrıca etkileriyle tamirci, sobacı gibi en basit el işçilerinin bile tedariki bir meseleydi..

Devamı...

Çocuk neden hayal dünyasına kaçar? Neden hayali dostlar edinir? Neden onlarla konuşur?
Çocuk neden hayal dünyasına kaçar? Neden hayali dostlar edinir? Neden onlarla konuşur?

Bir psikolog kliniği hayal edin. Danışan, koltuğa uzanmış ve psikoloğun kendisine yönelttiği soruları yanıtlıyor.

Devamı...